Avustralya, VİZE TÜRLERİ

AVUSTRALYA’DA EVLİLİK | PARTNER VİZE BAŞVURUSU | DE FACTO

PARTNER VİZEYE BAŞVURU ÖNCESİ SÜREÇ

Biliyorum başlık çok teknik oldu ama hikaye hiç de öyle başlamamıştı…

Bana evlilik teklifi edeceğini, kendi yaptığı gümüş bir yüzüğü parmaklarımda denerken, yüzük parmağımda bir süre durması ve yüzüğü taşıyan o ele, etraflıca bir bakmasıyla hissetmiştim aslında. Üniversiteye gitmeden önce TAFE denen ön lisans tipi bir okulda, gümüş işleme kursuna gitmişti Vlad. Yüzük yapmayı da orada öğrenmişti. Keşke bana da bir tane yapsa diye geçirdim içimden o yüzüğü denerken. Sonra da sordum tabi ki. 🙂 Ama belki bir on senedir işe elini sürmüyordu ve tekrar hatırlamasının zaman alacağını söyledi.

Vlad’a taşınmadan önce, şu meşhur hippi evimde yaşıyordum. “Evi yıkıp yerine otopark yapacaklarmış!” dediğimde “Neden bana taşınmıyorsun?” dedi Vlad. İşte birlikte yaşamaya o olaydan sonra, Eylül 2016’da başladık. O, her gün grafik tasarımcı olarak çalıştığı ajanstaki işine gidiyor, bense bir yandan okuyor bir yandan evimden iki saatlik mesafedeki bir okula sınıf temizliğine gidiyordum. Full time çalışmaya başlamıştım. Üç saatlik iş için, dört saatlik yol arşınlıyordum her gün. Ama okul taksitlerimin sonuna gelmiştim. Son taksitleri de bu işte çalıştığım parayla kapatmıştım. Okul taksitlerinde sona gelmiş olmam vizemde de sona yaklaştığım anlamına geliyordu.

Vlad’la tanışmadan 1 hafta önce Avustralya’da yaşadığım en zorlu dönemden geçiyordum. İşimden ayrılmıştım. Hatta avukatlık olacak duruma gelmiştik işverenle. Evimin yıkım kararını öğrenmiştim. Artık yorulmuştum, “Ben ne yapıyordum?, Ne işim vardı burada?”, “Değmiş miydi?”, “Ne içindi?”. Bu haykırışlarla doluydum. Sonra şu mesaj geldi “Bak şu sinemaya Türk filmi gelmiş, gidelim mi?”. Vlad’la ilk karşılaşmamız sanat filmleri gösteren bir sinemada, Türk filmi izlemek için sözleşilen bir günde olmuştu. Tarih 31 Ağustos 2016, günlerden çarşambaydı. Avustralya maceramın 180 derece döneceği günün, o gün olduğunu bilmiyordum henüz.

Bana, uzun zaman önce unuttuğum o güven duygusunu, birisinin beni kendi kafasında yarattığı o  ‘ben’ den bağımsız olarak, ‘amasız’ sevebileceğini yeniden hatırlatmıştı Vlad. Egolar yoktu aramızda. Kültürlerin o yıllanmış, yoz kalıplarıyla kirlenmemiştik. Gözlerinin içinden geçip, içini görebiliyordum sonunda birinin. Bir gün dolaptaki kıyafetlerimi düzenlerken yanıma geldi ve dedi ki “Gitmeni istemiyorum!”. İşte vize konusu aramızda ilk kez o zaman konuşulmaya başlandı.

İlişki daha çok yeniydi. Evlilik desek “Ne zaman tanıdınız da karar verdiniz?” denecekti biliyorduk. Gerçi ikimizde kimsenin lafına göre hayatımızı şekillendirmemiştik şimdiye kadar. Şekillendirdiğimiz zamanlar olmuştu evet ama, hepsi de bir hüsranı gelip orta yerine bırakmıştı hayatımızın. Birşeyler ilk defa bu kadar doğruydu şimdi…

Aklımıza ilk önce ‘partner vize’ geldi. İkimizin de arkadaşları arasında bu vizeye başvuran ve bu vize üzerinden Avustralya’da yaşamaya devam eden kişiler vardı çünkü. Süreç çok uzun ve karışıktı. Çok fazla detayı ve evrak işi vardı. Aslında internet üzerinden tüm evraklara ulaşıp kendi başvurunu kendin yapabiliyordun. Fakat en ufak bir hatada, eksik evrakta, yanlış bir bilgilendirmede vize başvurusunun red yeme riski vardı. Vize başvurun özellikle yanlış bir beyandan dolayı red yerse, yeni çıkacak yasayla birlikte, 10 yıl süreyle yeni vize için başvuru yapılamayacağı ihtimali konuşuluyordu. Riski en aza indirmek istediğimiz için bir avukatla anlaşmanın en sağlıklı yol olacağını düşündük.

Bulduğumuz avukat, Vlad’ın işyerinden İsveçli bir arkadaşının, aynı süreci Avustralyalı erkek arkadaşıyla yürütmek için anlaştığı, Yunan bir avukattı.

Bundan sonra işin teknik kısmı başlamıştı:

Avukatı telefonla aradık önce. Telefonda birkaç sorumuzu ücretsiz yanıtladı. Sonra randevu alıp gitmek gerekti tabi. Partner vize başvurusu için başlattığımız süreç o birkaç ayda evlilik kararı almamızla sonuçlanacaktı. Ama daha başında, sadece avukat masrafı bize 4.400 Au$’ına mal olacaktı.

Partner vize ya da evlilik, bu ikisinin başvuru aşamaları, toplanan evraklar, ödenen başvuru ücreti vs. herşey aynı. Evlilik için eğer bir seremoni falan istiyorsanız ona ekstradan bir miktar para ödemeniz gerekiyor sadece. Tek fark bu. Ama devletin gözünde, eğer evliyseniz bu durum ilişkinizin gerçek olduğuna dair daha kesin bir kanıt. Çünkü bu başvurunun her aşaması aslında kısa ve net olarak “KANIT”. Bu arada Avustralya’da evlilikten doğacak bazı haklara sahip olmanız için illa evli olmanız da gerekmiyor. De facto yapmış olmanız yetiyor.

Peki Nedir Bu De Facto?

  • Yasal olarak evli olmayan,
  • Aynı çatı altında birlikte yaşayan,
  • Hayatı, sosyal ve finansal olarak birlikte paylaşan
  • Gerçek ve devam eden bir ilişki içerisinde olan
  • Aralarında aile bağı olmayan

Hem cins veya karışı cinsle kurulan birliktelikten doğan yasal hakların sınırlarını çizen bir ilişki türüdür bu.

Avustralya’da 9 Aralık 2017 tarihine kadar eşcinsel evlilik yasal bir hak değildi. Kişiler evlenemiyordu, sadece birlikte yaşayabiliyorlardı. Aynı sene yapılan bir halk oylamasında Avustralya halkının %61’le eşcinsel evliliğe “EVET” demesi sonucu, bu evliliğin yasalaşması yolunda da ilk adım atılmış oldu.

De Facto’dan önce ise yıllarca birlikte yaşayan çiftlerin ayrılmaları durumunda evlilikten doğan haklar bu kişiler için geçerli olmuyor ve ayrılıklar ciddi mağduriyetler yaratabiliyordu. İşte; De Facto, aslında bu mağduriyeti gidermek amacıyla ortaya çıkmıştı.

Bizim partner vizeye başvurabilmemiz de aslında işte hep bu De Facto sayesinde oldu.

Avukatın ilk sorduğu soru “Birlikte yaşıyor musunuz?” sorusuydu. Sorduğu ikinci şeyse “Ortak bir hesabınız var mı?” sorusu oldu. Birlikte yaşamak ev işlerini birlikte yapmak, ev ihtiyaçlarını, sosyal ihtiyaçları birlikte karşılamaktı çünkü.

Avukatın bizden vize başvurusundan önce yapmamızı istediği şeyler:

  • Ortak bir hesap açtık. Vlad maaşını o hesaba yönlendirdi. Ben de kazandığım parayı o hesaba aktarmaya başladım. Öğrenci vizesinde olduğum için ve düzenli bir gelirim olmadığı bilindiği için de ayda 20$’da olasa sembolik birşeyler yatırmam istendi benden.
  • İkinci olarak ödenen faturalara ortak oldum. Yani faturalar, Vlad’ın ve benim adıma eve postalanıyordu artık.
  • Tüm ödemelerimizi; kira, faturalar, mutfak ihtiyaçları, sosyal harcamalar vs. hep o hesaptan yapmaya başladık sonra.

Partner vizeye başvurmak için en az 12 ay birlikte yaşama şartı arıyorlardı. Biz daha 12 ayı dolduramamıştık. Fakat bunun bir istisnası vardı. Bu da ilişkiyi register etmek (Registered Relationships) yani bulunduğunuz eyalette ya da bölgede karşılıklı imza atarak ilişkinizi yasal olarak tanınır kılmak. Bunun evlilikten farkını hala daha pek çözebilmiş değildim açıkçası.

Süreç avukatın yönlendirmeleri ile ilerler, biz gerekli evrakları toplamaya çalışırken, 1 Nisan 2017’de geldi o teklif. Çok duygusal bir konuşma, bir şişe şampanya ve bir yüzük eşliğinde… Ve biz evlenmeye karar verdik. Ama tek başına evlilik vizenizde hiç bir değişiklik yaratmıyordu. Zaten bu kadar duygusal bir işe bu kadar resmi ve maddiyat üzerine kurulmuş bir sürecin dahil olması haksızlıktı, üzüntü vericiydi. Neyse, o yüzden partner vize başvuru süreci evlilik hazırlıklarıyla eş zamanlı olarak devam edecekti.

Partner Vize İçin Gerekli Evraklar:

Bu liste o kadar uzun, o kadar detaylı ki… Bir liste soru yolluyorlar size. Sorular kendi içinde sorulara falan açılıyor. Öteleyebildiğimiz kadar öteledik cevaplayıp yollamak için bu soruları. Çünkü zaten biz evlendikten sonra başvuracaktık ve hala baya bir süremiz vardı.

Avukatın yolladığı bu pdf formatındaki dosya da; kardeşinizin eşinin bilgilerine kadar istiyorlar mesela. Onu bırakın eski ilişkileri deşiyorlar. Avustralya’da biriyle evli olmasan bile, birlikte olmanın yasal olarak bağlayıcılığı olduğu için soruyorlar bunu da sanırım. Fakat biz ikimiz de herşey geride kalsın, eskiyi yeniye bulaştırmayalım mantığıyla hiç girmedik o konulara. Boş bıraktık.

Bunun dışında;

  • Sizden bir beyanat istiyorlar. Yani; işte nasıl tanıştınız?, nasıl karar verdiniz birlikte yaşamaya?, gelecek planlarınız neler?, ev işlerini nasıl paylaşıyorsunuz?, yaptığınız seyahatler,biriktirdiğiniz anılar vs. bunlarla ilgili detay soruları yanıtlamanızı istiyorlar. Bunun da uzun uzun anlatılmasını. Mesela önemli günlerin tarih tarih verilmesini bekliyorlar sizden. Benim ki 5 sayfa tutmuştu mesela. Siz, vizenizi partneriniz üzerinden alacağınızdan, partneriniz sizin sponsorunuz olarak geçiyor tüm evraklarda ve sponsorunuz olan partnerinizden de sizden istenildiği kadar çok belge isteniyor.
  • Overseas Declaration Formun örneğini veriyorlar sonra size ve diyorlar ki aile üyelerinizden, arkadaş çevrenizden birkaç kişi bu formu doldursun. Aile üyeleri Avustralya toprakları dışında yaşıyorsa, yazabiliyorlarsa İngilizce yazamıyorlarsa da kendi dillerinde bu formu doldurup  yeminli tercümana çevirtip, mühürletip, sonra bir de yetkili bir kuruluşa tasdik ettirip AU’ya postalasınlar. Çünkü belgenin aslını istiyorlar. Gerçek mi değil mi emin olmak istiyorlar. Bu belge bu kişilerin sizin ilişkinizin gerçek olduğuna inandıklarını ve buna neden inandıklarını kendi tecrübeleri ve hisleriyle anlatan bir belge.

Ben bu belgeyi Türkiye’de yaşayan aileme mail olarak atıp doldurmalarını istemiştim. Avustralya’dan da bir arkadaşım doldurmuştu. Avustralya’da bizde ki noterin yaptığı işi eczaneler şipşak yapıyor. Kağıt başına da 1-2$ civarı para alıyorlar. Bizimkilerden noter kağıt başına 40TL para istemişti. İngilizce diye imzalamak istememişler birde. Onlar da mahallenin muhtarından rica etmişlerdi. O da imzalamıştı sağ olsun hiç bir ücret almadan. Zaten ha noter, ha muhtar kim bilecek burada. Sonuçta bu memlekette eczacılar bile atabiliyor o imzayı. Çeviri için ise Avustralya’da sayfa başına 50$ para istemişlerdi. Ben de internetten ucuz bir çeviri firmasıyla anlaşıp Western Union aracılığı ile parayı yollayıp çeviri işini Türkiye’de halletmiştim.

Sonuç olarak anne ve babam doldurdukları formları ve noter onaylı kimlik belgelerini bir zarfa koyup bana ekspres olarak yolladılar. Bizde alıp başvuru dosyamızın içine koyduk onları. Posta ücreti de 80TL tutmuştu bu arada.

  • Bunun dışında Türkiye’den adli sicil kaydı istediler. Onu da ekledim dosyaya. Burada ki polis kaydı içinse “Onu biz hallederiz” dedi avukat başvurmaya yakın. Onu da onlar halledip eklediler dosyaya.
  • Diğer bir belge sağlık raporu. “Onu şuan yaptırmanıza gerek yok” dediler, “Biz size haber vereceğiz yeri ve zamanı.”
  • İşte; onaylı kimlik, pasaport fotokopileri, 4 tane fotoğraf, varsa evlilik sertifikası, nüfus kayıt örneği gibi genel belgeler istendi.
  • Bu yukarıda saydıklarımın yanında işte o KANITI oluşturacak ve dosyanın diğer yarısını kaplayacak olan o dökümanlara geldi sıra. Bunun içinde; ortak banka hesap dökümleriniz, adınıza kayıtlı faturalar, birlikte yaptığınız yolculuklara, gittiğiniz festivallere vs. ait üzerinde ikinizin de ismi bulunan biletler, gittiğiniz yerlerde kaldığınız mekanlara ait adınıza kayıtlı odaların dökümü vs… Veeee sosyal yaşamda da aktif olduğunuzu, birlikte ortak şeyler yapmaktan zevk aldığınızı kanıtlayacak fotoğraflar. Ailelerle, arkadaşlarla, gittiğiniz seyahatlerde, konserlerde, festivallerde vs. çekilmiş fotoğraflar. Avukatın dediği şey “selfie koymayı abartmayın.” “Tamam bir iki tane olur ama arkadaşlarla fotoğraflar, aile fotoğrafları çok daha önemli.”

Süreç o kadar detaylı ve karışıktı ki, üzerine yazmak da bir o kadar uzun sürdü. 3 sayfa falan oldu burası sanırım. O yüzden bu yazıyı yazmayı baya bir ertelemiştim. Çünkü biliyordum ki içine girdiğinde çıkmak gerçekten çok zor.

Toparlayacak olursam; eksiğiyle fazlasıyla yukarıda bahsettiğim belgelere 12 Ağustos 2017 tarihli evlilik sertifikamızı da ekleyip dosyayı avukata nikahtan bir gün sonra teslim ettik. Tabi bu arada başvuru ücreti olan 7000$ civarındaki o uçuk ücretin dekontunu da ekledik dosyaya. Yani bu partner vizeye başvuru süreci avukat ve başvuru masrafları dahil bize 12.000$ civarı bir paraya mal oldu.

Bu işi avukatsız yapan kişiler de tanıyorum. Bazılarının bu şekilde vizeyi aldığını da biliyorum. Ama eksik formlar nedeniyle vizesi red alan insanları da duyduğum için avukatsız ya da aracı bir firmasız bu işe girmenin risk olacağını düşünüyorum.

“Şu an hangi vizedesin peki?” diye soracak olursanız da; şu an partner vizenin ilk ayağı olan bir vizedeyim hala. Başvuru yapıldıktan sonra süreç, yani dosyanızın açılması değerlendirilmesi vs. 24 ay kadar sürüyor. O yüzden benim vizem önce, öğrenci vizem bittiği andan itibaren köprü vize dedikleri Bridging Visa‘ya döndü. Bu vizede aşağı yukarı 2 yıl kaldıktan sonra, vizem Temporary Visa’ya dönecek. Bunda da aşağı yukarı bir 2 yıl kaldıktan sonra Permanent vize alabileceğim. Vatandaşlık içinse, eğer yasa değişmezse PR aldıktan 1 sene sonra, eğer değişirse de 4 sene sonra başvuru yapabileceğim.

Bridging Visa’nın Bana Sağladığı Avantajlar:

  • Avustralya’da oturma ve saat sınırlaması olmadan çalışma
  • Avustralya’da okuma (devlet desteksiz)
  • Verdikleri Medicare kart sayesinde ücretsiz sağlık hizmetlerinden yararlanma hakları.

Evlilik mevzusu ise başlı başına ayrı bir başlığın konusu. Bu konuya da gireceğim. Seramonisi, gün alma süreci, yurtdışında evlenmenin zor yanları-kolay tarafları, ne kadara mal olduğu vs… Ama şimdilik bu kadar. Saatlerdir yazıyorum çünkü. Bununla ilgili bir videoda paylaşacağım (paylaştım bile) yakında. O zamana kadar Youtube kanalımı da takipte kalın lütfen. Hayallerinizden öpüyorum 🙂

Gitsesi Youtube Kanalı: TIKLAYINIZ

Partner Visa Ayrıntılı Bilgiler ve Başvuru: TIKLAYINIZ

 

Previous Post Next Post

You Might Also Like

1 Comment

  • Reply Vlad Stanojevic March 22, 2018 at 10:35 am

    🙂

  • Leave a comment